AB süreci ile çözüm süreci birlikte düşünülmeli
05 Mayıs 2013 ANKARA
AB
Bakanı Bağış,
"AB, bu sürece baktığı zaman en önemli
adımlardan birinin
atıldığını görüyor.
O da terör belasının başımızdan def edilme
sürecidir"
dedi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kanal 7 televizyonunda katıldığı programda soruları yanıtladı.
Bağış,
çözüm sürecine AB'nin bakışı konusunda,
"AB, bu sürece baktığı zaman
Türkiye'nin en önemli adımlarından birinin atıldığını görüyor. O da
terör belasının başımızdan def edilme sürecidir'' dedi.
Egemen
Bağış,
"AB, bir aday ülke olarak, ileride üye olacak
bir ülke olarak
Türkiye'ye baktığı zaman
Türkiye'yi kendi içinde çatışması olan, kan
dökülen bir ülke olarak görüyordu. Şimdi
çözüm süreciyle birlikte
Türkiye ekonomik
potansiyelinin, genç ve dinamik enerjisinin,
enerji
kaynaklarına coğrafi yakınlığının yanı
sıra aynı zamanda kendi iç
barışını sağlamış,
bunun sadece kendisine değil, bölgesine ve üyesi
olacağı AB'ye de katkılarına dikkat edebiliyor"
diye konuştu.
"Anlamayan sadece Bahçeli ve Kılıçdaroğlu"
Türkiye'nin AB süreci ile çözüm sürecini
birlikte düşünmek gerektiğine
vurgu yapan
Bağış, Türkiye'de bölünme riskinin olmadığını,
Türklük veya
başka bir kimliğin elden
gitmediğini, Abdullah Öcalan'ın serbest
bırakılması gibi bir konunun da gündemde
olmadığını söyledi.
Bağış,
"Vatandaşımızın büyük çoğunluğu işin ne
olduğunu anlamış durumda.
Bu işi
anlamayan iki kişi gördüm şu ana kadar;
Birisi Sayın Devlet Bahçeli,
diğeri de Sayın
Kemal Kılıçdaroğlu.
Onlara da Allah akıl fikir versin
diyorum.
Çünkü terörün devam etmesini isteyen bir
siyaset yönetmeye
çalışıyorlar.
Bunun da karşılığını bulabilme ihtimalleri yok" diye
konuştu.
"Askeri anayasayla asgari demokrasi"
Bağış, yeni anayasa sürecine imişkin olarak da şunları kaydetti:
"Askeri
anayasayla, asgari demokrasi oluyor.
Bizim artık gerçekten milli
iradeyi temsil eden,
milletin iradesinin muktedir olduğunu ortaya
koyan
bir anayasaya geçmemizin vakti geldi.
Bu da öyle askeri darbelerden
sonra geçilen
anayasaların maddelerini değiştirerek olmuyor."
Bağış,
"Ufukta bir referandum gözüküyor mu"
sorusuna,
"Eninde sonunda
olacaktır"
karşılığını verdi, ancak hala şu andaki
parlamentoda yeni bir
anayasa yapacak iradeyi
gördüğünü vurguladı.
AB ile yürütülen
üyelik müzakerelerinde
14'üncü faslın haziran sonunda açılacağını dile
getiren Bağış,
"Bölgesel Politikalar"
faslının 3 yıl aradan sonra
açılacak ilk fasıl
olduğunu, temmuz ayında AB dönem
başkanlığını alacak
Litvanya'nın dönem
başkanlığında da
"Mali Politikalar"
faslını açmak
için çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı
Bağış, İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığı'na aday olup olmayacağı
sorusuna
da "Bugüne kadar partim bana hangi görevi
verdiyse ben onu
yapmaya çalıştım.
Ben AK
Parti'nin bir neferiyim.
Partim, genel
başkanım, milletim hangi görevi
uygun görüyorsa, ben de o konuda elimden
geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım"
cevabını verdi.
Adaylar
belirlendikten sonra parti olarak da
herkesin adaylar arkasında
kenetleneceğini
kaydeden Bağış,
"İstanbul teşkilatı, genel merkezin
göstereceği
adayın arkasında kapı gibi durur, hep beraber
o adayımızın
arkasında tek vücut, tek yumruk
oluruz"
dedi.