Fikri mülkiyetin fizikselden farkı yok
02 Mayıs 2013 İSTANBUL
Başmüzakereci
Egemen Bağış, "Eğer bir ülkede, bir sanatçı fikirlerinin ve sanatının
korunamayacağı endişesini taşıyorsa, o ülkede sanat namına gelişme
beklemek hayalcilik olur" dedi.
Avrupa
Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Sinema ve
Audiovisuel Kültür Vakfı
(TÜRSAK) işbirliğiyle düzenlenen "Korsanlıkla
Mücadele ve Telif Hakları" temalı
"2. İstanbul Liseler Arası
Kısa Film
Yarışması"na ilişkin Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Ortaköy ofisinde
basın toplantısı düzenlendi.
Bakan Bağış, basın toplantısında
yaptığı konuşmada, gençleri siyasi fikirlerini sanat yoluyla ifadeye
davet etti.
Gençlere yaratıcılıklarını ortaya koymaları çağrısında
bulunan Bağış,
"Gençlerimizle bir araya geldiğimde, özellikle üniversite
gençlerimizle bir araya geldiğimde, onlarla yumurtaya
bakış açımızda
bir fark olduğunu gözlemlemiştim. Benim pişmiş sevdiğim yumurtayı, onlar
çiğ seviyordu.
Biz de 'gençlerin bu ilgisini, özellikle siyasi
konularda fikirlerini bizimle paylaşabilmeleri için başka ne gibi
platformlar ortaya koyabiliriz' diye düşündük ve Engin Bey
(TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil) ile kafa kafaya
verip o zaman bu
yarışmayı ortaya koyduk"
diye konuştu.
Bağış, gençlerin
fikirlerini eserlerine yansıtmaları gerektiğini vurgulayarak, şiddete
başvurmadan, konuşarak, düşüncelere saygı duyarak Türkiye'de diyaloğu
artırma çağrısı yaptı.
-"İstanbul dünya çapında sanat merkezi"-
Yarışmayı
geleneksel hale getirmeyi ümit ettiklerini belirten Bağış,
"İstanbul
kadar güzel bir şehir bulmuşken, film, yazı veya fotoğrafçılık gibi
güzel sanatları, mümkün mertebe hayata geçirmeli ve teşvik etmeliyiz.
İstanbul sanatın ve sanatçının toplumla iç içe yaşadığı şehirdir"
dedi.
Gençlerin kendilerine dikte edilen kalıplara hapsolmamasını isteyen
Bağış, şunları söyledi:
"Eğer Kemal Sunallar, Şener Şenler, Kadir
İnanırlar, Türkan Şoraylar da pes edip başkalarının dediklerine
kulak
assaydı, bizim büyük bir yanımız şu anda boş olurdu. Onlar sayesinde
tattığımız sevinci, hüznü, kederi,
bütün bu duyguları tatmamış
olurduk."
Telif ve düşünce haklarının hem AB müktesebatında hem
de dünyanın gelişmiş bütün ülkelerinde çok ciddiye
alındığını ifade
eden Bağış,
"Eğer bir ülkede, bir sanatçı fikirlerinin ve sanatının
korunamayacağı endişesini
taşıyorsa, o ülkede sanat namına gelişme
beklemek hayalcilik olur.
Fikri mülkiyetin fiziksel mülkiyetten bir
farkının olmadığını anladığımız zaman birçok şeyi anlamış olacağız"
diye
konuştu.